Bal Tuzağı Nedir? Hedefte Kimler Var?

Bal tuzağı, kadınların dişiliklerini kullanarak erkekler üzerinde oluşturdukları etki, yüzyıllardır devam etmektedir. Eşinden, çevresinden beklediğini bulamayan pek çok erkek, çareyi başka kadınlarda aramaktadır. Bu arayış, kimi zaman eşiyle şiddetli geçimsizlik gibi sebeplerden ötürü, duygusal bir boyutta olabileceği gibi, fantezi dünyasında yer alan öğelere cevap verebilen kadınlarla cinsel ilişki boyutunda da olabilmektedir. Kimi zaman ise bazı erkekler, kendilerini kanıtlamak ya da heyecan arayışı içinde olduğu için birden fazla kadınla, yasak ilişki yaşayabilmektedir.

Yaşanan bu yasak ilişkiler ise bir süre sonra erkeğin yuvasını yıkabileceği gibi, kariyerini de sonlandırabilmektedir. Tarihte bu durum pek çok kez yaşanmış, hatta iş devletlerin yıkılmasına kadar gidebilmiştir. Eski Türk hükümdarlarının, kendilerine Çinli kadınları eş olarak alması, devlet içinde karışıklıklara, entrikalara sebep olmuştur. Beraberinde aşçısından, uşaklarına kadar diğer pek çok Çinli’yi de yanında getiren hükümdar eşleri, böylelikle devlet içinde kendi istihbarat ağını oluşturabilmiş, bunun neticesinde de devletlerin yıkılmasını sağlamışlardır.

İngilizce honey trap olarak bilinen, Türkçe’ye ise bal tuzağı olarak geçen bu yöntem, görüldüğü üzere tarih boyunca başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Çoğunlukla kadın kullanarak istihbarat elde etmek maksatlı kullanılan bal tuzağı, istihbarat dilinde “yatak operasyonu” olarak ifade edilmektedir. Tarihin pek çok saklı sayfasında, istihbarat faaliyetlerinin başarılı olmasında kadınların payı oldukça büyüktür.

İsrail’in meşhur Mossad isimli istihbarat servisi de resmi olarak bal tuzağını kullandığını, bunun operasyonel bir öğe olduğunu belirtmektedir. İsrail dışında rusya, Çin ve İran gibi çeşitli ülkeler de son zamanlarda bal tuzağını başarılı bir şekilde kullanmaktadır. Özellikle mut’a nikahı Orta Doğu’daki birçok iş adamı, bürokrat ve siyasetçinin gözünü İran’a çevirmesine sebep olmuştur.

Bal Tuzağı, genellikle kadınlar tarafından, erkek hedeflere yaklaşması ve neticede istenilenin elde edilmesi üzerine kuruludur. Ancak kimi zamansa erkekler, hedeflerindeki kadınları baştan çıkararak, şantaj yoluyla para ya da makam elde edebilmektedir. Bal Tuzağına düşen bir erkek, öncelikle kendini, nasıl kadınlardan hoşlandığını belli ederek yem haline getirir. Tuzağa düşürülmek istenen erkek, sürekli olarak gözlerini ve bakışlarının hangi kadınlara yöneldiği, hangi kadınlara daha uzun süre baktığı incelenir.

Uzun süre bakış alan kadınlar, genellikle hedefteki erkeğin beğendiği kadın türüdür. Bundan sonraki aşama da bu kadınlarla aynı özelliklere sahip, erkeği tuzağına düşürebilecek kadınları bulmaktır. Bu işlem de başarılı bir şekilde gerçekleştikten sonra sıra gelir ilk bakışmaya. İlk bakışmaların ardından kadın erkeğe kancasını takmıştır. Erkekse, bir şekilde kadının kendi cazibesinden etkilendiğini, dolayısıyla da onu tabiri caizse “tavladığını” düşünür. Bu bakışmalar yerini yavaş yavaş sohbetlere bırakmaya başlar. Sohbetler ise zamanla ilişkye ve sonra da elbette ki yatağa…

Klasik bir bal tuzağı operasyonunun bu şekilde yürüdüğünü söylemek mümkündür. Dolayısıyla da hedef kişilerin izlenmesi, kadınlara zafiyetinin varlığı, hangi cinsel tercihlerinin olduğu gibi pek çok husus, istihbarat faaliyetleri sonucu tespit edilir. Daha sonra av ve avcı arasındak ikanca takma operasyonu başlar…

İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma (İKK) Nedir?

İstihbarata Karşı Koyma (counterintelligence), zaman zaman Kontrespiyonaj/Karşı İstihbarat (counterespionage) kavramı ile birbirinin yerine kullanılsa da, kapsam ve içerik olarak daha geniş bir tanıma sahiptir. Espiyonaj, casusluk faaliyetidir. Yani casuslar vasıtasıyla gizli bilgi derleme faaliyetidir. Bir devletin resmi istihbarat kuruluşlarının casuslar (istihbarat görevlileri ve onların sevk ve idare ettikleri ajanlar vasıtasıyla) yabancı bir devlete yönelik sekiz ana konuda (askeri, siyasi, ekonomik, sosyal, ulaştırma ve muhabere, ilmi ve teknik) kapalı kaynaklardan, gizli haber toplama faaliyetlerinin bütününü temsil eder. Kuşkusuz biyografik istihbarat, karşı casusluk ve terörle mücadele de bu bütünün parçalarını oluşturmaktadır.

Espiyonaj faaliyeti bir devletin kendi topraklarından, hedef ülkeden veya üçüncü ülkeler üzerinden, kendi vatandaşları ya da yabancı uyruklular vasıtasıyla ya da bizzat ilgili ülkelerin hükümetlerine, sivil-asker bürokrasisine, stratejik kuruluşlarına ve diğer hedeflere sızarak bilgi derleme, yönlendirme, propaganda ve benzeri örtülü faaliyetleri içerir.

Kontrespiyonaj ise yabancı istihbarat servislerinin espiyonaj faaliyetlerine karşı koyma çalışmalarının tümünü kapsar. Kontrespiyonaj, espiyonaj faaliyetlerinin dört aşamalı olarak (tespit, teşhis, planlama ve sonuçlandırma) ele alındığı yüksek istihbari ve operasyonel eğitim, bilgi, araç-gereç, teknolojik donanım, yetenek ve planlama gerektiren faaliyettir. Kontrespiyonaj çalışmalarında dublajanlar vasıtasıyla hasım servisleri aldatma/dezinformasyon (disinformation) faaliyetleri de yürütülür.

Ülkemizde Kontrespiyonaj Türkçeye (Karşı İstihbarat) şeklinde çevrilmektedir. Halbuki anlam olarak Karşı İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma birbirleriyle aynı olup, her ikisi de (counterintelligence) kavramını temsil etmektedir. Bu durum istihbarat alanı dışındaki gazeteci, uzman ve akademisyenlerin kavramsallaştırma sorunundan kaynaklanmaktadır.

İstihbarata Karşı Koyma (İKK) ünitesinin her türlü espiyonaj, sübversif ve sabotaj faaliyetlerine karşı yürütülen çalışmaları yapması ve koruyucu güvenlik tedbirlerini alması/önermesi beklenir. Yabancı istihbarat servislerinin yıkıcı ve bölücü terör örgütlerini sevk ve idare etmesi sebebiyle, İKK’nın Kontrespiyonajı da içine alacak şekilde daha geniş bir bakış açısıyla ve yeni bir anlayışla tehditlere karşı koyması beklenir.

Başvur

İSTİHBARATA KARŞI KOYMA EĞİTİMİ ALMAK İÇİN BAŞVURU FORMUNU DOLDURUNUZ.